SKYLAND İSTANBUL PROJESİ

Türk Telekom Arena’ya komşu olması, bağlantı yollarına yakınlığı ve içerisinde rezidans, otel, AVM ve ofis ünitelerini barındırıyor olmasıyla dikkat çeken Skyland İstanbul, şehre yeni bir soluk getirmenin eşiğinde. Kapadokya`nın doğal dokusu Peri Bacaları`ndan esinlenerek hayata geçirilen özgün tasarımıyla adından sıklıkla bahsedilen projede, dünyaca üne sahip mimarlık ofisi Broadway Malyan Urbanism Design’ın imzası bulunuyor. İstanbul’un büyülü atmosferini panoramik bir acıyla seyretmeyi olanak kılan Skyland’ın mimari yapısını Eroğlu Gayrimenkul Tasarım ve Teknik Direktörü Ruşen Görgülü Taşpınar ile konuştuk. Projenin her bir özelliğini heyecanla anlatan Taşpınar, özellikle doğayla olan bütünlüğünün üzerinde duruyor. En özen gösterdikleri konunun doğadan en iyi şekilde yararlanmak olduğunu vurgulayan Taşpınar, ormana hiçbir saygısızlık yapmadan projeyi inşa ettiklerinin de altını çiziyor ve İstanbul’u en iyi temsil edecek projeyi hayata geçirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekliyor. 

Üç kuleden oluşan Skyland İstanbul, nasıl konumlanacak?

İyi kurgulanmış bir yaşam mekânının, kullanıcısına sunduğu konfor ve kalitenin yanı sıra içinde bulundurduğu çevrenin dönüşüm ve değişim dinamiklerini de değiştirmesi beklenir. İstanbul’un merkezinde hayata geçirdiğimiz Skyland İstanbul projemizi, bu hassasiyetleri göz önünde alarak tasarladık. Bulunduğumuz lokasyonun öneminin farkındayız, bu sebeple simge bir marka oluşturmayı hedefledik. İstanbul, Türkiye’nin simge şehri, dolayısıyla İstanbul’u en iyi temsil edecek projeyi hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Keza bu, hem şirketimiz Eroğlu’nun hem de mimarımız Peter Vaughan’ın öncelikli ilkesini oluşturuyor. Proje otoyola bakan bir arsa üzerine konumlanıyor ve topografya olarak oldukça zor bir alan üzerinde yer alıyoruz. Arazinin Cendere Caddesi’ni oluşturan kısmı 14 kota, TEM ise yaklaşık 70 kota sahip. Dolayısıyla proje, oldukça değişik bir topografyaya sahip bir arazi üzerinde. Tabi bu durum tasarımı etkiledi. Proje içerinde çevreye duyarlı yükselen teras evler şeklinde yan tarafında konumlandırılan katlar yer alıyor. Mevcut arazinin üç köşesinde otelden, konuttan ve ofisten oluşan anıt şeklindeki üç kulemiz yer alıyor. Ofis kulemiz stadyuma, konut kulemiz ormana ve otel kulemiz ise TEM tarafına daha yakın. Tüm bu kuleler alt bir baza da birleşiyor. Proje içerisindeki bu bazada AVM yer alıyor. 

 Çalışmalarıyla dünyaca tanılan Mimar Peter Vaughan ile Skyland İstanbul projesinde çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Bu araziye yatırım yapmaya karar verdikten sonra konkur düzenledik. Skyland İstanbul’un tasarımını gerçekleştirmek için Amerika’dan İngiltere’den ve ülkemizden birçok ünlü mimar yarışmaya katıldı. Konkur sonucunda ise katılan isimler arasında Broadway Malyan Urbanism Design’a karar verdik. Bu şekilde projeye yönelik hem yerli mimarların görüşünü aldık hem de yabancıların ne düşündüğünü öğrenmiş olduk. Araziyi satın aldıktan sonra birçok yatırımcı gibi, nasıl yaparız şeklinde tek bir mimara bu işi sormadık. Düzenlediğimiz yarışmayla bir araştırma yapmış olduk. Bu yarışma neticesinde Peter Vaughan’ı seçtik ve sonrasında tasarım çalışmalarımızı gerçekleştirmeye başladık. Bu kadar fonksiyonun bir arada olduğu yaşam merkezi yaratırken birçok kişiden görüş almanız gerekiyor. Öte yandan mühendislik hizmeti almak için ofiste çalışmanız gerekiyor. Tüm bunlar, detaycı ve titiz çalışmalar gerektirdiği için epey uzun sürdü. Yabancı mimarların yerli mimarlarla ortak bir çalışma yürütmeleri şart aslında. Peter Vaughan’ın yanında TAGO Mimarlık Gökhan Aktan Altuğ ile ortak bir çalışma yürüttük. Nitekim Gökhan Bey ile daha önce birçok projemizde çalışmıştık. Her iki mimarın çalışma prensiplerini, bakış açılarını ve tasarımlarını beğeniyorduk, bu sebeple iki mimarla beraber projenin çalışmasına başlamış olduk. Vaughan’ı seçerken bulunduğumuz arsanın zor oluşunu göz önünde bulundurduk. Skyland İstanbul, aynı zamanda Vaughan içinde çok özel bir proje. Kendisinin ve ekibinin dünyadaki işlerine baktığımızda özverili olmaları ve Avrupa’da birçok ülkede çok büyük AVM’lere sahip olmaları kendilerini tercih etmemizde etken oldu. Vaughan ile beraber kim bizi en iyiye çıkarır ve marka olarak bizi taşır diye baktığımızda Gökhan Beylerin bizim için doğru olacağına karar verdik. Nitekim her iki mimarda ortaya güzel bir çalışma koydu. Proje tamamlandığında her ayrıntılısıyla ortaya başarılı bir çalışma çıkacağına inanıyoruz.
Peter Vaughan’ın Skyland İstanbul’un tasarımında Peribacalarından esinlendiğinden bahsedilmişti. 

 Skyland İstanbul projemizin konkuruna katılan her mimarlık, bir araştırmanın neticesinde hazırladıkları projeleri bizlere sundu. Peter Vaughan da aynı şekilde bir araştırmanın sonucunda bu projeyi ortaya koydu. Nitekim kendisi Türkiye’de yüksek binalar içerisinde neler var, insanlar hangi yüksek yapıtlardan etkilenmiş şekilde araştırma yapmış. Kendisinin yaptığı Ürgüp gezisinde Peribacalarından çok etkilendiğini ve projeye de bunu yansıtmak istediğini belirtiyor. Bunun neticesinde de Skyland İstanbul projemiz, Peribacasının konseptiyle beraber ilerliyor. Projede bir tarafta lüks bir yaşam vadeden 44 katlı rezidans kulesi var. Öte yandan üst katlarında home ofisleri, alt katlarında ise ofisleri olan diğer kulemiz bulunuyor. Vaughan, Peribacalarından projenin dış siluetinden esinlendiğini belirtilmişti.

Skyland İstanbul, standartların üzerinde hedef kitlesine ne sunuyor?

 Eskiden lüks gerçekten ulaşılması zorken, günümüzde lükse ulaşmak daha kolay. Ekonomideki ilerlemeler sayesinde insanlar artık bu projelere yatırım yapabiliyor. Tabi şunu da belirtmek gerekir ki sunduğunuz projeye göre de lüksün algısı değişiyor. Skyland, konum olarak Anadolu yakasına ulaşımdaki yakınlığı nedeniyle hem çalışma hayatı hem de yaşamak için oldukça avantajlı. Köprüyü geçtiğinizde önce Türk Telekom Arena’yı görüyorsunuz. Bölgede yapılaşmayı sağlayacak çok fazla bir alan yok. Bu sebeple biz de evleri ormana bakacak şekilde planladık. İnsan algısında öncelikle projelerin, bulunduğu bölgenin lüksü vadetmesi gerekiyor. Projede sunduğunuz hizmet ve kaliteyle tek başına lüks olmuyor. Dolayısıyla Skyland İstanbul, hem bulunduğu lokasyon hem de verdiği hizmetle lüksü sunuyor. 

 Ofis mekânlarıyla da farklılaşmayı hedefleyen Skyland İstanbul’un bu mekanında nasıl bir çalışma yürütülecek?

 Skyland İstanbul yalnızca yaşamak için değil, lokasyonuyla ofis olarak da çok uygun bir yer. Büyükdere’de trafiğin gittikçe keşmekeş hale gelmesi nedeniyle bölgede çok da yapılabilinecek bir yer kalmadı. Yapılabilinecek tüm parseller ofise dönüşmüş durumda. Skyland’ın farkı, hem Anadolu tarafından hem de Mertel Kağıthane tarafından ulaşımı kolay sağlıyor olmanız. Bulunduğumuz yer Büyükdere’ye çok yakın bu sebeple trafikte olmadan ofise çok hızlı bir şekilde ulaşabileceksiniz. İnsanlar çalıştıkları ofiste sabah girip akşam çıktıkları için zamanlarının çoğunluğunu burada geçiriyorlar. Skyland içerisinde yaşama merkezi olarak büyük ve lüks bir AVM’nin, spor salonlarının ve restoranların olması ofis çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacak. Ofis kulemizde çalışan bir kişi sabah geldiğinde sporunu yapıp daha sonrasında işini yapmaya devam edebilecek. Ayrıca projemizde yer alan AVM, açık alanlarda oluşan bir tasarıma sahip. Öte yandan metro ulaşımını kendimize bağlayacağız. Böylelikle insanlar evine ve iş yerlerine çok daha rahat bir şekilde ulaşmış olabilecekler. Tüm bu özellikler göz önünde tutulduğunda ofisin yaşam merkezinde olması, çalışanlara zaman ve sosyal anlamda büyük bir avantaj sağlayacak. 

 Projenin üst katlarında talebe göre bir yapılanma olacağını biliyoruz. Bu noktada nasıl bir çalışma yürütülecek?

 Skyland İstanbul’un 44 katlı rezidans kulesinin şu ana kadar 38 katını satışa çıkardık. Diğer altı katında tasarımlarını yaptık, ancak burada daha lüks bir tasarım hazırladık. Burada talep edenlerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarda yapabiliyoruz. Nitekim bu altı katta butik bir çalışma yaparak diğer katlardan farklı bir çalışma düzenledik. Yukarıdaki ofislere çıktığınızda inanılmaz güzel bir İstanbul panoramasıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Burada bulunan ofisleri, tamamen kaba bir şekilde veriyoruz diye bir satış stratejimiz bulunmuyor. Biz zaten müşterimize bir lüks sunuyoruz, bunun yanı sıra bir değişiklik istenilirse bu ihtiyaca da cevap veriyoruz. İnsan hayatında mekanın niteliği, kişinin kendisini özel ve güvende hissedebilmesi için çok önemli. İnsanlar kolay bir şekilde her zaman ev satın almıyorlar. Bu sebeple biz, her zaman kullanıcıların gözünden bakarak tasarımlar gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımızda her zaman daha iyisini nasıl ortaya koyabileceğimize odaklanıyoruz. Yaptığınız işte çalışmalarınızdaki başarının sürdürülebilinir olması çok önemli. Eroğlu Gayrimenkul olarak bir önceki projelerimizde daire satın alan müşterilerimizin Skyland projemizde de yer aldığını gözlemliyoruz. Yaptığımız çalışmalarda müşterimizin memnuniyeti bizim için her şeyden önemli. Hayatında bir kere konut sahibi olan insanların olduğunu göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

 Proje içerisinde yer alan alışveriş merkezi arabayla gezilebiliniyor. Burada nasıl bir yapılanma var?

Alışveriş merkezimiz açık olduğu için aşağıdan buraya yürüyerek ya da arabayla çıkabiliyorsunuz. Aynı zamanda plaza katımız da bulunuyor. Daha lüks mağazaların bulunduğu plaza katımızı da aynı şekilde arabayla gezebiliyorsunuz. Her türlü markanın, eğlence merkezinin yer aldığı kapalı alışveriş merkezimiz bulunuyor. Esasında burası iç içe girmiş iki alışveriş merkezinden oluşuyor. Alışveriş merkezimizin özellikle bir meydanının olmasını istedik. İnsanların arabalarıyla tur atabilecekleri lüks bir meydan. Alışveriş merkezleri çoğunlukla projelerde kapalı bir şekilde tasarlanıyor. Kapalı alışveriş merkezi, havasız olduğu için insanlar için sıkıcı bir hale gelebiliyor. Bir alışveriş merkezinde açık bir alanı görebiliyor olmanız bir artı. Biz bu artıyı dünyanın önde gelen lüks markalarıyla taçlandırarak ikisini bir araya getirelim dedik. Türkiye’de çok fazla olmayan bu tasarımı sunmaya çalıştık.
 
Projenin çevresinde aynı zamanda doğal bir yaşam var. Bu doğallığı korumak ve referans almak adına nasıl yaklaşımınız oldu?

Skyland İstanbul, orman arazisinin tam sınırında yer alıyor. Konum olarak da kot farkından dolayı TEM’den başlıyor. Dairelerimizin hepsi orman manzaralı. Nitekim tasarımı, arsanın en büyük özelliği olan orman manzarasının her daireden görülebileceği şekilde gerçekleştirdik. Projede en özen gösterdiğimiz konu doğayı en iyi şekilde kullanabilmek oldu. Yalnızca iç taraftaki dairelerimiz ormandan daha ziyade boğaz manzarasını görüyor. Öte yandan temizlenen Cendere Nehri projenin hemen yanından akıyor. Proje içerisinde kuleleri üçgen şekilde dizayn ederek iki tarafın ormanı diğer tarafın ise ağırlıklı olarak şehir manzarasını görmesini sağladık. Bu değerli arazide ormana hiçbir saygısızlık yapmadan projemizi inşa ettik. 

Skyland İstanbul projesinde çatı ve cephede hangi malzemeden yana seçim yapacaksınız?

Cephede, alüminyum giydirme ve kompozit camlı panel cepheler yapacağız. Konforlu, içeriye güneş ışığını alacak özellikte camları kullanacağız. Şu anda projede kullanacağımız cam üzerine çalışıyoruz. Kulelerimizde çatılarımız eğimli olacak şekilde tasarlandı. Burada da meş gibi malzemeler kullanarak, hem cihazların hava almasını hem de dışarıdan örtücü bir malzemeyle geçmeyi sağlayacağız. 

Globalleşmenin mimariye etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Küreselleşmenin sınırlarını doğru belirlediğinizde mimarlığa olan etkisi çok büyük. Dünyanın her yerinden birçok mimarın fikrini, ülkenizdeki projenizde yaşatabilirsiniz. Bugün yabancı mimarlar Türkiye’de birçok projede yer alabildiği gibi aynı zamanda ülkemiz mimarları da yurt dışında başarılı birçok projeye imzasını atıyor. Bu noktadan baktığınızda ortak bir çalışma gerçekleştirdiğiniz zaman globalleşmenin kötü bir etkisi olmuyor. Öte yandan inşaat projelerindeki çalışmasındaki globalleşmenin, ekonomideki globalleşmeye karşılık geldiğini düşünmüyorum. Projelerde, farklı kültüre sahip mimarları çalıştırabilirsiniz. Nitekim bu projeye ortak bir katkı sağlar. Yabancı mimarların ülkemizdeki projelerde yer alması bir dönem tartışma konusu oldu. Skyland İstanbul’da tasarımcı olarak İngiliz bir grupla çalışıyoruz, ancak yerli olarak da TAGO Mimarlık ile çalışma yürütüyoruz. Bu ortak çalışmayla projeyi daha ileriye taşımaya çalışıyoruz. Mimarlıkta doğrular yalnızca bir tane değil. Projemizin her alanının uzmanıyla ayrı ayrı çalışmalar gerçekleştirdik. Nitekim otopark, rüzgar ve aydınlatma gibi ayrı disiplin dallarının kendi danışmanlarıyla çalışma yaptık. Bu danışmanların yerli ya da yabancı olduğuna bakmaksızın bize hangisinin daha fazla katkı sağlayacağını göz önünde bulundurarak karar aldık. Skyland İstanbul, inşaat sektöründe global çalışmalar arasında yer alan en önemli örneklerden biri. 

İstanbul’da nüfusun fazla olması, boş arazi sayısının ise her geçen gün azalması mimaride dikey bir çalışma yürütülmesini zaruri kılıyor. Öte yandan bu yapılaşma mimarideki estetik kaygıları da beraberinde getiriyor. Sizce günümüz mimarisinde bu estetik kaygılarla ve ihtiyaçlar arasında nasıl bir denge kuruluyor?

Sizin sözlerinizin sonunun iyi bir denge sağlanıyor şeklinde bitmesini isterdik. Ancak dünyanın mega şehirlerinden biri olan İstanbul’da ihtiyaçlara yönelik, inşaat sektörü şekilleniyor. Burada dünyaca ünlü İstanbul’u en iyi simgeleyecek projelerin yapılması gerekiyor. Bu projeler, İstanbul’un doğasına zarar vermeyecek şekilde geçirilmesi gerekiliyor. Kent dokusuna aykırılık gösteren projeler inşa edildiğinde insanlar rahatsız oluyor. Dünyanın tüm mega şehirlerinde, şehrin geçmişine tanık olan yerleşimler olduğu gibi kulelerin yükseldiği bölgeler de söz konusu. Günümüz koşullarında bu yapılaşma kaçınılmaz. Yeni projelere imza atan bizler, bu yapıları tasarlarken binaların  uzun ömürlü ve güvenilir olmasını sağlamalıyız. Türkiye’yi bir adım öne taşıyacak ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek projelere her zaman gereksinim var. 

 

Reklamlar

SKYLAND İSTANBUL PROJESİ” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s